semih çelenk'in şiir defteri

semih çelenk'in şiir defteri

"Sevgilim, diyorum, oysa kimsecikler yok yanımda Bilmiyorum kime sevgilim dediğimi" Ozdemir Asaf (Yukardaki fotograf: nacar ile serkisof/ yasakmeyve- 2006)

sabotaj/ semih çelenk

7/10/2009
Kategori: siirlerim

işçilerin tahta “sabo”larıyla

makinalara hücum etmesiymiş sabotaj,

avam diliyle söylersek

sabo’lama yani…

işçilerin

kendi alınterlerini

kendi artık değerlerini

kendi kendilerini intiharı

 

hikaye bu ya,

tam sabo’larken işçiler makinaları

marx “durun kardeşler” demiş, "yapmayın!

tahta sabo’ları

makinalara değil

patronların kafasına atacaksınız”

 

işte orada, o gün, o saatte

aymış ayakları çıplak amele

demiş ki,

"sabotaj yok bundan böyle

dünyanın bütün ezilen sabo’ları

birleşiniz!"

 

semih çelenk

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

çehovlu ölüm doğaçlaması/ semih çelenk

5/10/2009
Kategori: siirlerim

 

bir ambulansın ışıklarıdır zaman yanıp sönen biteviye

müzmin bir mümin sanki  beş vakit ayrısı gayrısı yok

yaşlı bastonuna yaslanır yürür usulca karanlık tedirgin

eski kendine değer gözü benzemez ona hiç mi hiç

 

sahipsiz, kemiksiz, tasmasız, ömürsüz bir çomardır zaman

ünler geceye sesini ürpererek maraz titrek sadasından

tütünsüz bir sohbet yoldaştır kekeme geceye kurşuni

tüm sefilliğiyle bizi sıcacık bağrına basacak, basacaktır

 

kelimeler işte o kelimeler hiçbir sözlükte bulunamayan

koşarlar soluk soluğa kendi anlamlarının ardından

yalnız gecelerde gizlice kendine sokulup uyuyakalırsın

bir ufacık bedendir aradığın belki dipsiz bir dünya

 

vakitsiz bir ürperme çok bildik haziran sıcağında

aynalarda o eksik aranmış aranmış bir türlü bulunamamıştır

çok tehlikeli bir ameliyattan saatler saatler sonra çıkılmış

kan aranmış en pozitifinden ama bir türlü bulunamamıştır

 

çehov bir doktordur evet ama merhemi yoktur kendine

çehov da ölür hem de inim inim inleyerek sürünerek

son kadeh şampanyasını bile bitiremeden düşer bardak yere

nina, irina ve nataşanın umrunda bile değildir berbat bir verem

 

evet, sen de ölürsün şaşılacak şey kahramanıyken filmin hem de

sıradan bir gusulhanede sıradan bir ölü yıkayıcı eller her yanını

sıradan bir tabutta sıradan bir mezarlığa yol alırsın ağır aksak

haykırsan da kısılır sesin, düşün bir, şimdi hangi cümleyi ünlemelisin

 

yetiş ey cemal süreya ! şiirin sonuna geldik burası senin yerin!

 

 

semih çelenk, ocak 2008

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

hurufat/ semih çelenk

2/10/2009
Kategori: siirlerim


kimi harfler

uçsuz bir deniz

saatlerce bakabilir insan

kimi harfler

eski bir fotograf

içini kıpırdatabilir insanın

kimi harfler

yan yana geldiğinde

bir isim

bir hasret

bir sevinç

bir iç acısı olabilir

harfler

kimi italik, öyle yana yatık

mahzun, mazlum

kimi kalın kibirli

harfler

o üstündeki noktalarıyla

bir coşku

alttan çengelleriyle

ağır bir hüzün olabilir

 

mesela bir ünlem

bir soru işareti

boyundan büyük halleri

taşıyabilir

kendinden önce

 

sonra,

her harf

her durduğu yerde

başka bir şey olur

mesela

giyotin'in “g”siyle

gemi'nin “g”si aynı değildir

güzel’deki "g"  ile

günaydın’daki “g”

ama yine de “g”

tek başına bir şeydir

yuvarlağıyla çengeliyle

kıvrımıyla ayartıcı

ve diğerleri de

başka başka şeyler

 

diyeceğim

hurufat sihirli bir ülkedir

şaşar kalır insan

kağıt üstünde

 

semih çelenk

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

ben bir başkasıdır/ semih çelenk

24/8/2009
Kategori: siirlerim



rimbaud okuyorum şimdilerde

onun doğduğu yaşadığı yere

arden’e gideceğim ya

hatmetmeye çalışıyorum sil baştan

bu genç ölünün yazdığı şiiri

ve kendinin başkası olan kendisini

kibirli ve frenk ukala dümbeleği

 

baktım, rimbaud kardeş de çoğu

başladığı yere döndürmüş şiirini

sonra, yinelenen sesler için için

kendinin kendisiyle konuşmalar

biliyorum, siz şimdi benim

rimbaud kardeş dememe takıldınız

daha otuzbeşinde ölmüş garibim

ne desem uygun düşerdi ki?

malum, ölüler hiç büyümezler

üstüne üstlük yirmibirinde

tekmeyi vurmuş şiire hergele

 

verlaine ile de sevgiliymişler

öyle kıllı iki herif yan yana

ama verlaine çekip vurmuş bunu

günün birinde pat diye şiirinden

sonra fırdöndü bir tüccar gibi

döne döne dolaşmış dünyayı

sanırsın bir sema, silah sata sata

gün gelip de durunca rimbaud

kıçına musallat bir kanserden

bırakmış bacağını  çok az önce

düşmeden soluksuz kendi gölgesine

 

charleville’de müzesi varmış

resimleri var boy boy

meydanı, heykelleri

mezarı da şehir mezarlığında

necip fazıl’ın dediğine göre

ruhunu teslim etmeden önce

şehadet getirmiş “allah bir” demiş

söylenti bu ya,

hak dinindendi diyorlar

kendisinin bir başkası rimbaud kardeş

az kaldı enel hak diyecekmiş gitmese

“ben bir başkasıdır” yerine

karar verdik

biz de dizilip kabrinin önüne

şadolsun artık rahatsız ruhu

frenkçe bir fatiha göndereceğiz kendisine

allah razı olsun düzdüğü şiirden

 

semih çelenk

ağustos 2009

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

hamlet a la turca/ semih çelenk

17/8/2009
Kategori: siirlerim

sonu gelince oyunun

dönmeye başlar ışık küresi

pul pul gezinir

seyircinin yüzünde ışık

hamlet elinde eski bir mikrofon

zeki müren’in kullandığı

başlar dalida’nın

meşhur şarkısını söylemeye

“parole, parole, parole”

kelimeler, kelimeler, kelimeler

ötesi arabesk bir sessizliktir artık

intihar desen yeri var

 

Semih Çelenk

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı