![]()
![]()
işçilerin tahta “sabo”larıyla
makinalara hücum etmesiymiş sabotaj,
avam diliyle söylersek
sabo’lama yani…
işçilerin
kendi alınterlerini
kendi artık değerlerini
kendi kendilerini intiharı
hikaye bu ya,
tam sabo’larken işçiler makinaları
marx “durun kardeşler” demiş, "yapmayın!
tahta sabo’ları
makinalara değil
patronların kafasına atacaksınız”
işte orada, o gün, o saatte
aymış ayakları çıplak amele
demiş ki,
"sabotaj yok bundan böyle
dünyanın bütün ezilen sabo’ları
birleşiniz!"
semih çelenk
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
bir ambulansın ışıklarıdır zaman yanıp sönen biteviye
müzmin bir mümin sanki beş vakit ayrısı gayrısı yok
yaşlı bastonuna yaslanır yürür usulca karanlık tedirgin
eski kendine değer gözü benzemez ona hiç mi hiç
sahipsiz, kemiksiz, tasmasız, ömürsüz bir çomardır zaman
ünler geceye sesini ürpererek maraz titrek sadasından
tütünsüz bir sohbet yoldaştır kekeme geceye kurşuni
tüm sefilliğiyle bizi sıcacık bağrına basacak, basacaktır
kelimeler işte o kelimeler hiçbir sözlükte bulunamayan
koşarlar soluk soluğa kendi anlamlarının ardından
yalnız gecelerde gizlice kendine sokulup uyuyakalırsın
bir ufacık bedendir aradığın belki dipsiz bir dünya
vakitsiz bir ürperme çok bildik haziran sıcağında
aynalarda o eksik aranmış aranmış bir türlü bulunamamıştır
çok tehlikeli bir ameliyattan saatler saatler sonra çıkılmış
kan aranmış en pozitifinden ama bir türlü bulunamamıştır
çehov bir doktordur evet ama merhemi yoktur kendine
çehov da ölür hem de inim inim inleyerek sürünerek
son kadeh şampanyasını bile bitiremeden düşer bardak yere
nina, irina ve nataşanın umrunda bile değildir berbat bir verem
evet, sen de ölürsün şaşılacak şey kahramanıyken filmin hem de
sıradan bir gusulhanede sıradan bir ölü yıkayıcı eller her yanını
sıradan bir tabutta sıradan bir mezarlığa yol alırsın ağır aksak
haykırsan da kısılır sesin, düşün bir, şimdi hangi cümleyi ünlemelisin
yetiş ey cemal süreya ! şiirin sonuna geldik burası senin yerin!
semih çelenk, ocak 2008
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

kimi harfler
uçsuz bir deniz
saatlerce bakabilir insan
kimi harfler
eski bir fotograf
içini kıpırdatabilir insanın
kimi harfler
yan yana geldiğinde
bir isim
bir hasret
bir sevinç
bir iç acısı olabilir
harfler
kimi italik, öyle yana yatık
mahzun, mazlum
kimi kalın kibirli
harfler
o üstündeki noktalarıyla
bir coşku
alttan çengelleriyle
ağır bir hüzün olabilir
mesela bir ünlem
bir soru işareti
boyundan büyük halleri
taşıyabilir
kendinden önce
sonra,
her harf
her durduğu yerde
başka bir şey olur
mesela
giyotin'in “g”siyle
gemi'nin “g”si aynı değildir
güzel’deki "g" ile
günaydın’daki “g”
ama yine de “g”
tek başına bir şeydir
yuvarlağıyla çengeliyle
kıvrımıyla ayartıcı
ve diğerleri de
başka başka şeyler
diyeceğim
hurufat sihirli bir ülkedir
şaşar kalır insan
kağıt üstünde
semih çelenk
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
rimbaud okuyorum şimdilerde
onun doğduğu yaşadığı yere
arden’e gideceğim ya
hatmetmeye çalışıyorum sil baştan
bu genç ölünün yazdığı şiiri
ve kendinin başkası olan kendisini
kibirli ve frenk ukala dümbeleği
baktım, rimbaud kardeş de çoğu
başladığı yere döndürmüş şiirini
sonra, yinelenen sesler için için
kendinin kendisiyle konuşmalar
biliyorum, siz şimdi benim
rimbaud kardeş dememe takıldınız
daha otuzbeşinde ölmüş garibim
ne desem uygun düşerdi ki?
malum, ölüler hiç büyümezler
üstüne üstlük yirmibirinde
tekmeyi vurmuş şiire hergele
verlaine ile de sevgiliymişler
öyle kıllı iki herif yan yana
ama verlaine çekip vurmuş bunu
günün birinde pat diye şiirinden
sonra fırdöndü bir tüccar gibi
döne döne dolaşmış dünyayı
sanırsın bir sema, silah sata sata
gün gelip de durunca rimbaud
kıçına musallat bir kanserden
bırakmış bacağını çok az önce
düşmeden soluksuz kendi gölgesine
charleville’de müzesi varmış
resimleri var boy boy
meydanı, heykelleri
mezarı da şehir mezarlığında
necip fazıl’ın dediğine göre
ruhunu teslim etmeden önce
şehadet getirmiş “allah bir” demiş
söylenti bu ya,
hak dinindendi diyorlar
kendisinin bir başkası rimbaud kardeş
az kaldı enel hak diyecekmiş gitmese
“ben bir başkasıdır” yerine
karar verdik
biz de dizilip kabrinin önüne
şadolsun artık rahatsız ruhu
frenkçe bir fatiha göndereceğiz kendisine
allah razı olsun düzdüğü şiirden
semih çelenk
ağustos 2009
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
sonu gelince oyunun
dönmeye başlar ışık küresi
pul pul gezinir
seyircinin yüzünde ışık
hamlet elinde eski bir mikrofon
zeki müren’in kullandığı
başlar dalida’nın
meşhur şarkısını söylemeye
“parole, parole, parole”
kelimeler, kelimeler, kelimeler
ötesi arabesk bir sessizliktir artık
intihar desen yeri var
Semih Çelenk
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı