sis/ semih çelenk

dağıldı sis

kanatsız kara bir bulut karadağ

dün bıraktığım yerde

doğruldu kocaman cüssesiyle

"gitsem giderdim

ama gitmedim, gölgemi alamadım senden"

deniz

börklüce'nin kanıyla ıslanan

bu kutsal su

sarıldı karadağ'ın gölgesine dalgalarıyla

köpüklendi

"hoşgeldin" dedi "hoşgeldin"

 

dağıldı sis

pusulasız, telaşlı kırlangıçlar

koşturdu bir kalp çarpıntısıyla

"ne iyi" dedi biri "köyü yitirmedik

martılara bak oh, ne rahatlar

hiç kara olmasa da yaşar bunlar"

öteki "çok korktum

ya kanatlarının sesi olmasaydı siste?"

utanarak uçtu tepeye

sessiz bir beyazlık bıraktı ardında

 

sis dağıldı

çiçeğe durmuş narince zeytin

usulca silkeledi suyu üzerinden

"göğün dibi delinmiş

kaç senelik ağacım

böyle yağmur görmedim"

derin bir nefes aldı çatlağından

gökyüzüne döndü yüzünü

kamaştı dalları

 

dağılıp çekilirken göğe

şöyle düşündü sis

aslında ben olmasam

ne dağ ne deniz

ne de telaşlı kırlangıçlar

birbirinden haberdâr

 

yitirmek gerekiyor belki bulmadan önce

ne boş bir yer olurdu cennet,  cehennemsiz

 

semih çelenk

nisan 2014

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !