tambur/ semih çelenk

soluk bir çizgi

mecalsiz, o yaban yağmurdan kaçan

öyle belli belirsiz ne bir harf ne bir ses

tanıdık hiç kimse hiçbir yaraya denk gelmiyor

boşlukta kalıyor kalkmış kabuklar kanıyor

bir ses bulmalı dedi geçen ihtiyar, bir nefes

geldi miydi o tuhaf günler, mesela kıyamet

toplu bir kıyamdır, göbeğe konmuş bütün eller

polikhneli martılar bu yüzden işte

şubata uçarlar en çok ve kimsesizliğe konarlar

en bildikleri tünek, inanmazsınız

hiç yürünmemiş yollar vardır polikhne'de

köylüler bile bilmezler bazı çalıların adını

benimkine gelince asılsız bir boşluk

markası melihcevdet, yorulmuş sözcükleri

tıknefes bir midilli de diyebilirsin sen buna

dörtnal, dizginsiz bir kaygı eprimeye meyilli

koyu kırmızı, tüylenmiş bir kazak

cehennem deresinin kurumuş kanı

zihnimde gezinip durur tatyos efendi

yapayalnız o güzelim ermeni

tükenmeyen o yaylı tambur

kürdili hicazkar saz semaisi

batar gün sonra,

çalgılar hasretle döner ağaçlarına

tambur hariç

tersine akar bir çağlayan göğe

polikhne aya tutulur göremez kimse

 

 

semih çelenk

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !